아무 단어나 입력하세요!

"tempest" in Turkish

fırtınakasırga (edebi/kişisel anlamda)

Definition

Çok güçlü ve yıkıcı bir fırtınadır; özellikle edebi veya şiirsel dilde kullanılır. Ayrıca büyük karmaşa veya yoğun duygusal durumlar için mecazi olarak da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

‘Fırtına’ günlük dilde, ‘tempest’ ise daha çok edebiyatta veya mecazi anlamda kullanılır. 'The Tempest' gibi eser adlarında kullanılır.

Examples

The tempest destroyed many trees in the village.

**Fırtına** köydeki birçok ağacı yok etti.

A tempest rose on the sea, making the voyage dangerous.

Denizde bir **fırtına** çıktı, yolculuk tehlikeli hale geldi.

They waited indoors for the tempest to pass.

Onlar, **fırtına** geçene kadar içeride beklediler.

After the tempest calmed down, the sky was clear and peaceful.

**Fırtına** dindikten sonra gökyüzü açık ve sakindi.

Their argument was like a tempest, loud and full of emotion.

Onların tartışması tam bir **fırtına** gibiydi: yüksek sesli ve duygularla doluydu.

That decision caused a real political tempest in the country.

Bu karar ülkede gerçek bir siyasi **fırtına** yarattı.