"telling" in Turkish
Definition
Gizli veya önemli bir gerçeği ya da duyguyu açıkça ortaya koyan, dikkat çekici olan.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya betimleyici cümlelerde yer alır. 'telling evidence', 'telling sign', 'telling glance' gibi kalıplarda sık kullanılır; burada fiil olarak kullanılmaz.
Examples
Her silence was very telling about her true feelings.
Onun sessizliği gerçek duyguları hakkında çok **anlamlıydı**.
The detective found a telling clue at the crime scene.
Dedektif olay yerinde **anlamlı** bir ipucu buldu.
Her telling glance told me everything I needed to know.
Onun **anlamlı** bakışı bana her şeyi anlattı.
That was a telling comment about how he really feels.
Bu, onun gerçekten ne hissettiğiyle ilgili **anlamlı** bir yorumdu.
Her reaction was very telling during the interview.
Görüşme sırasında tepkisi çok **anlamlıydı**.
Those details are quite telling about the situation.
O detaylar durum hakkında oldukça **anlamlı**.