"teetering" in Turkish
Definition
Bir şeyin düşecek gibi dengesiz olması veya önemli bir karar vermeye çok yaklaşmış olması durumunu ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Sallanmak genellikle nesneler için, kararsız kalmak ise kişiler veya durumlar için kullanılır. 'Sallanmak üzere' veya 'karar aşamasında sallanmak' gibi ifadelerde geçer.
Examples
The glass was teetering on the edge of the table.
Bardak masanın kenarında **sallanıyordu**.
She was teetering as she learned to ride a bike.
Bisiklet sürmeyi öğrenirken **sallanıyordu**.
The chair is teetering, be careful.
Sandalye **sallanıyor**, dikkat et.
She’s teetering on the edge of making a big decision.
O, büyük bir karar vermenin eşiğinde **sallanıyor**.
The company is teetering on the brink of bankruptcy.
Şirket iflasın eşiğinde **sallanıyor**.
He kept teetering between telling the truth and keeping quiet.
O, doğruyu söylemekle sessiz kalmak arasında sürekli **kararsız kaldı**.