"teary" in Turkish
Definition
Birinin gözleri doluysa veya ağlamak üzereyse kullanılır. Genellikle duygusal anlarda gözle görülür yaşlarla tanımlanır.
Usage Notes (Turkish)
Gayriresmîdir; genellikle 'teary eyes' ifadesiyle veya duygusal bir durumu anlatmak için kullanılır. Gözle görülür yaş olmasa da ağlamaya çok yakın hissetmeyi ifade edebilir.
Examples
She gave me a teary smile before leaving.
Gitmeden önce bana **gözleri yaşlı** bir gülümseme verdi.
His teary eyes showed he was sad.
Onun **gözleri yaşlı** bakışlarından üzgün olduğu anlaşılıyordu.
The movie made me feel teary.
Film beni biraz **gözleri yaşlı** hissettirdi.
Don’t mind me, I’m just a little teary today.
Beni dert etme, bugün biraz **gözleri dolu** durumdayım.
He tried to speak, but his voice was teary and soft.
Konuşmaya çalıştı ama sesi **gözleri dolu** ve yumuşaktı.
Seeing the old photos made everyone a bit teary.
Eski fotoğraflara bakınca herkes biraz **gözleri yaşlı** oldu.