"take your leave" in Turkish
Definition
Bir yerden veya insanlardan resmi bir şekilde veda ederek ayrılmak anlamına gelir. Genellikle resmi veya edebi ortamlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok törensel, edebi veya resmi konuşmalarda geçer; gündelik dilde tercih edilmez. 'take your leave of someone' birinden kibarca ayrılmak anlamı taşır.
Examples
He stood up to take his leave after the meeting.
Toplantıdan sonra ayağa kalkıp **vedalaştı**.
Guests began to take their leave as the party ended.
Parti bitince misafirler **vedalaşmaya** başladılar.
Please take your leave quietly so you don’t disturb anyone.
Lütfen kimseyi rahatsız etmeden sessizce **vedalaşın**.
It was late, so I decided to take my leave and head home.
Geç olmuştu, bu yüzden **vedalaşıp** eve gitmeye karar verdim.
Before you take your leave, could you sign this document?
**Vedalaşmadan** önce bu belgeyi imzalayabilir misiniz?
She paused at the door to take her leave of everyone in the room.
Kapıda herkesle **vedalaşmak** için durdu.