"synchronicity" in Turkish
Definition
İki veya daha fazla olayın, birbirini sebep olmadan aynı anda gerçekleşmesi ve anlamlı ya da bağlantılı gibi hissettirmesi durumudur. Genellikle özel veya önemli tesadüflere atıfta bulunmak için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Psikoloji, felsefe gibi alanlarda ve gündelik yaşamda 'anlamlı tesadüfler' için kullanılır. 'coincidence' (tesadüf) ifadesinden daha anlam yüklüdür, kader veya anlam hissi taşır.
Examples
Have you ever experienced synchronicity with a friend?
Hiç bir arkadaşınızla **eşzamanlılık** yaşadınız mı?
The book explains the idea of synchronicity in detail.
Kitap, **eşzamanlılık** fikrini ayrıntılı olarak açıklıyor.
Some people believe synchronicity is not just chance.
Bazı insanlar **eşzamanlılığın** sadece bir rastlantı olmadığını düşünüyor.
Meeting my old teacher right after thinking about him felt like pure synchronicity.
Eski öğretmenimi düşündükten hemen sonra karşılaşmak, tam anlamıyla saf bir **eşzamanlılıktı**.
Sometimes, synchronicity makes life feel magical.
Bazen, **eşzamanlılık** hayatı büyülü hissettirir.
He loves talking about the synchronicity in our daily experiences.
Günlük deneyimlerimizdeki **eşzamanlılık** hakkında konuşmayı çok sever.