"sylvan" in Turkish
Definition
Orman ya da ağaçlık bölgelere özgü olan veya onlara benzeyen durumları ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Kelimeler edebi veya şiirsel anlatımlarda tercih edilir; gündelik konuşmada nadir kullanılır. 'sylvan setting', 'sylvan beauty' gibi kalıplar doğanın gerçek ormanlarını tarif eder; şehir parkları için uygun değildir.
Examples
We walked through the sylvan landscape and listened to the birds.
**Ormansı** manzara arasında yürüdük ve kuş seslerini dinledik.
The sylvan trail led us deep into the woods.
**Ormanlık** patika bizi ormanın derinliklerine götürdü.
They enjoyed a picnic in a sylvan park.
Onlar **ormansı** bir parkta piknik yaptılar.
The artist was inspired by the area's sylvan beauty.
Sanatçı, bölgenin **ormansı** güzelliğinden ilham aldı.
Many poets have written about sylvan settings and forests.
Pek çok şair, **ormansı** ortamlar ve ormanlar hakkında yazmıştır.
She dreams of living in a small sylvan cottage away from the city.
Şehirden uzak, küçük bir **ormansı** kulübede yaşamayı hayal ediyor.