"swordsmith" in Turkish
Definition
Kendi elleriyle demiri döverek ve şekillendirerek kılıç yapan kişidir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok tarihî ya da fantastik hikayelerde kullanılır. Günlük konuşmalarda yaygın değildir.
Examples
The swordsmith made a sharp blade for the king.
**Kılıç ustası**, kral için keskin bir bıçak yaptı.
A swordsmith uses fire and hammer to shape the metal.
**Kılıç ustası** metali şekillendirmek için ateş ve çekiç kullanır.
The village had a famous swordsmith.
Köyde ünlü bir **kılıç ustası** vardı.
People came from far away to see the legendary swordsmith at work.
İnsanlar efsanevi **kılıç ustası**nı izlemek için uzaklardan gelirdi.
Becoming a master swordsmith takes years of dedication and skill.
Usta bir **kılıç ustası** olmak yıllarca adanmışlık ve yetenek gerektirir.
The movie's hero visits a wise old swordsmith for help.
Filmin kahramanı, bilge yaşlı bir **kılıç ustası**nı ziyarete gider.