"swooping" in Turkish
Definition
Havada hızlı ve akıcı bir şekilde, genellikle aşağıya doğru eğik veya ani hareketle süzülmek; özellikle kuşlar veya nesneler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle kuşlar veya aşağıya hızlıca süzülen şeyler için kullanılır; yavaş ya da doğrudan aşağıya düşme için kullanılmaz. 'Swooping down' dramatik inişi ifade eder.
Examples
The eagle is swooping toward its prey.
Kartal avına doğru **dalıyor**.
A bat was swooping around the room.
Bir yarasa odada **süzülüyordu**.
Leaves were swooping to the ground in the wind.
Yapraklar rüzgarda yere doğru **süzülüyordu**.
The hawk came swooping down from the sky to catch a mouse.
Şahin gökten **dalıp** bir fareyi yakaladı.
He watched the roller coaster swooping over the hills.
Dağların üzerinden hızla **süzülen** hız treni ona ilgiyle izledi.
A group of seagulls was swooping low over the waves, looking for food.
Bir grup martı, dalgaların üzerinde alçaktan **süzülerek** yiyecek arıyordu.