"swindling" in Turkish
Definition
Yalan veya hileyle birinin parasını veya malını almak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok ciddi, büyük miktarlı ve yasal bağlamlarda kullanılır. Küçük kandırmalar için uygun değildir. Yaygın kullanımlar: 'swindling money', 'swindling scheme'.
Examples
He was arrested for swindling people out of their savings.
İnsanların birikimlerini **dolandırdığı** için tutuklandı.
The company lost money because of swindling by an employee.
Şirket, bir çalışanın **dolandırıcılığı** yüzünden para kaybetti.
He made a living by swindling tourists.
Geçimini turistleri **dolandırarak** sağlıyordu.
She was caught swindling clients by making fake investment promises.
Sahte yatırım vaatleriyle müşterileri **dolandırırken** yakalandı.
After years of swindling, the criminal finally got caught.
Yıllarca süren **dolandırıcılıktan** sonra suçlu nihayet yakalandı.
People are tired of hearing about politicians swindling public funds.
İnsanlar, siyasetçilerin kamu fonlarını **dolandırmasından** bıktı.