"swashbuckler" in Turkish
Definition
Genellikle klasik hikaye veya filmlerde geçen, macera seven ve kılıç kullanan cesur kahraman.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla edebiyat veya filmlerdeki klasik kahramanlar için kullanılır. Günlük konuşmada nadiren rastlanır. Cesaret, macera ve kılıç dövüşü öne çıkar.
Examples
The movie was about a brave swashbuckler fighting for justice.
Film cesur bir **kılıç ustası**nın adalet için savaşını anlatıyordu.
A famous swashbuckler always carries a sword.
Meşhur bir **kılıç ustası** her zaman yanında kılıç taşır.
The book tells the story of a legendary swashbuckler.
Kitap, efsanevi bir **kılıç ustası**nın hikayesini anlatıyor.
He's such a swashbuckler—always ready for danger and a good sword fight.
O tam bir **kılıç ustası**—tehlikeye ve kılıç dövüşlerine her zaman hazır.
Classic films often feature a fearless swashbuckler jumping from rooftops.
Klasik filmlerde çoğunlukla korkusuz bir **kılıç ustası** çatıdan atlar.
If I could be any character, I'd pick a swashbuckler for all the excitement and drama.
Herhangi bir karakter olabilsem, tüm heyecan ve dram için **kılıç ustası** olmayı seçerdim.