"swaggering" in Turkish
Definition
Kendine aşırı güvenerek, çoğu zaman kibirli ve gösterişçi bir şekilde hareket etmek.
Usage Notes (Turkish)
'Swaggering' genellikle olumsuz bir anlam taşır; 'swaggering walk', 'swaggering attitude' gibi ifadelere dikkat edin. Sadece özgüvenli değil, fazlasıyla gösterişli ve kibirli bir durumu anlatır.
Examples
He walked down the street in a swaggering way.
Sokakta **kabarcı** bir şekilde yürüdü.
The actor gave a swaggering performance as the villain.
Oyuncu, kötü karakteri **kabarcı** bir şekilde canlandırdı.
He made a swaggering entrance at the party.
Partiye **kabarcı** bir giriş yaptı.
He had a swaggering attitude that annoyed everyone in the office.
Onun **kabarcı** tavrı ofisteki herkesi rahatsız etti.
She strutted into the room with a swaggering confidence.
Odaya **kabarcı** bir özgüvenle girdi.
His swaggering walk made him stand out from the crowd.
Onun **kabarcı** yürüyüşü kalabalıkta dikkat çekmesini sağladı.