"surefire" in Turkish
Definition
Kesinlikle işe yarayan ya da başarılı olacak şey.
Usage Notes (Turkish)
Resmi olmayan bir kelimedir; genellikle isimlerin önünde kullanılır ('kesin yol' gibi). İnsanlardan ziyade yöntem veya stratejiler için kullanılır.
Examples
This is a surefire way to make friends.
Bu, arkadaş edinmenin **kesin** bir yoludur.
He shared a surefire recipe for chocolate cake.
O, çikolatalı kek için **kesin** bir tarif paylaştı.
Following these steps is a surefire way to pass the exam.
Bu adımları izlemek, sınavı geçmenin **kesin** bir yoludur.
If you want to get everyone's attention, telling a joke is a surefire strategy.
Herkesin dikkatini çekmek istiyorsan, şaka yapmak **kesin** bir stratejidir.
Missing breakfast is a surefire way to feel tired later.
Kahvaltıyı atlamak, sonra yorgun hissetmenin **kesin** bir yoludur.
Her bright smile is a surefire way to lift everyone’s mood.
Onun parlak gülümsemesi, herkesin moralini yükseltmenin **kesin** bir yoludur.