"suppressive" in Turkish
Definition
Bir şeyin aktivitesini azaltan, durduran veya kontrol eden; özellikle tıp, bilimde sıklıkla kullanılan bir terim.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle bilimsel veya tıbbi terimlerle ('suppressive terapi', 'immün baskılayıcı ilaç' gibi) kullanılır, gündelik konuşmalarda yaygın değildir.
Examples
The doctor recommended a suppressive treatment for her condition.
Doktor, durumu için **baskılayıcı** bir tedavi önerdi.
This medicine has suppressive effects on the immune system.
Bu ilacın bağışıklık sistemi üzerinde **baskılayıcı** etkileri vardır.
Some plants produce suppressive chemicals to protect themselves from insects.
Bazı bitkiler kendilerini böceklerden korumak için **baskılayıcı** kimyasallar üretir.
He was worried about the suppressive atmosphere at work—nobody felt comfortable speaking up.
İş yerindeki **baskılayıcı** ortam onu endişelendiriyordu—kimse rahatça konuşamıyordu.
Some viruses require lifelong suppressive therapy to keep them under control.
Bazı virüsleri kontrol altında tutmak için yaşam boyu **baskılayıcı** tedavi gereklidir.
Researchers are searching for more effective suppressive drugs with fewer side effects.
Araştırmacılar, yan etkisi az ve daha etkili **baskılayıcı** ilaçlar arıyor.