아무 단어나 입력하세요!

"suppresses" in Turkish

bastırırengellerönler

Definition

Bir duygu, davranış veya sürecin gerçekleşmesini veya ortaya çıkmasını engellemek ya da durdurmak.

Usage Notes (Turkish)

Genelde resmi veya bilimsel bağlamlarda ve 'emotion', 'growth', 'evidence', 'appetite' gibi kelimelerle kullanılır. 'oppress' (baskı altında tutmak) ile karıştırmayın.

Examples

The medicine suppresses the patient's cough.

İlaç, hastanın öksürüğünü **bastırır**.

He suppresses his anger when at work.

İş yerinde öfkesini **bastırır**.

The government suppresses the protests with strict laws.

Hükümet, sıkı yasalarla protestoları **bastırır**.

She suppresses a smile when she hears the good news, trying to look serious.

İyi haberi alınca ciddi görünmek için gülümsemesini **bastırır**.

Sometimes stress suppresses your appetite, making you eat less.

Bazı durumlarda stres iştahı **bastırır**, bu da daha az yemenize neden olur.

The report suppresses key evidence about the incident.

Rapor, olayla ilgili önemli kanıtları **gizler**.