"sunning" in Turkish
Definition
Güneşin altında oturmak veya uzanmak; çoğunlukla ısınmak veya bronzlaşmak için yapılır.
Usage Notes (Turkish)
'Güneşlenmek' hem insanlar hem hayvanlar ve eşyalar (ör. çamaşırlar) için kullanılır; planlı güneş banyosu kadar günlük durumları da ifade eder.
Examples
The cat was sunning itself on the windowsill.
Kedi pencere kenarında **güneşleniyordu**.
We saw turtles sunning on the rocks by the lake.
Göldeki kayaların üstünde kaplumbağaların **güneşlendiğini** gördük.
She likes sunning in her backyard every afternoon.
O, her öğleden sonra arka bahçesinde **güneşlenmeyi** sever.
People were sunning themselves on the crowded beach.
Kalabalık plajda insanlar **güneşleniyordu**.
After swimming, he spent an hour sunning on the deck.
Yüzdükten sonra, güvertede bir saat **güneşlendi**.
There were clothes sunning on the fence to dry faster.
Çamaşırlar daha çabuk kurusun diye çitin üstünde **güneşleniyordu**.