아무 단어나 입력하세요!

"sunless" in Turkish

güneşsiz

Definition

Güneş ışığının olmadığı ya da güneşin görünmediği yer veya zaman.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok edebi veya betimleyici yazılarda kullanılır; günlük konuşmada yaygın değildir. Genellikle 'sunless day', 'sunless sky', 'sunless room' gibi ifadelerde geçer.

Examples

It was a sunless day and the sky was gray.

**Güneşsiz** bir gündü ve gökyüzü griydi.

The room was cold and sunless.

Oda soğuktu ve **güneşsiz**di.

Plants don’t grow well in sunless places.

Bitkiler **güneşsiz** yerlerde iyi büyümez.

After a week of sunless weather, everyone started to feel tired and sad.

Bir hafta süren **güneşsiz** havadan sonra herkes yorgun ve üzgün hissetmeye başladı.

The office felt gloomy and sunless all winter.

Ofis bütün kış boyunca kasvetli ve **güneşsiz** hissettiriyordu.

She missed her hometown during the long, sunless northern nights.

Uzun, **güneşsiz** kuzey gecelerinde memleketini özledi.