"sunbaked" in Turkish
Definition
Güçlü güneşte uzun süre kalıp kuruyan, ısınan veya sertleşen şeyler için kullanılır. Genellikle toprak, arazi veya nesneler için tercih edilir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok doğa ve nesneler için kullanılır, örn. 'sunbaked desert', 'sunbaked earth'. İnsanlar için uygun değildir; cilt için 'sunburned' kullanılır.
Examples
The sunbaked ground was too hard to dig.
**Güneşte kavrulmuş** toprak kazılamayacak kadar sertti.
We walked through the sunbaked village at noon.
Öğle vakti **güneşte kavrulmuş** köyden geçtik.
The sunbaked tomatoes had a rich, sweet flavor.
**Güneşte kavrulmuş** domateslerin zengin ve tatlı bir tadı vardı.
It felt like we were crossing a sunbaked desert with no shade in sight.
Hiç gölge olmayan **güneşte kavrulmuş** bir çölü geçiyormuş gibi hissettik.
The dogs rested in the only patch of grass that wasn't sunbaked.
Köpekler, **güneşte kavrulmamış** tek çimenlikte dinlendiler.
After weeks of no rain, the path turned sunbaked and cracked.
Haftalarca yağmur yağmayınca yol **güneşte kavrulmuş** ve çatlamıştı.