"sully" in Turkish
Definition
Bir şeyi kirletmek, özellikle birinin itibarına veya saf bir şeye zarar vermek.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok edebi ve resmi kullanımlarda görülür. Genellikle itibar veya bir şeyin saflığını kirletme anlamında kullanılır.
Examples
His actions sullied the team's good name.
Onun davranışları takımın iyi adını **lekeledi**.
The muddy water sullied her white dress.
Çamurlu su onun beyaz elbisesini **kirletti**.
He did not want to sully his family's reputation.
Ailesinin itibarını **lekelemek** istemedi.
It only takes one lie to sully years of trust.
Tek bir yalan, yılların güvenini **lekeleyebilir**.
Don't let a small mistake sully your whole record.
Küçük bir hata tüm geçmişini **lekelemesine** izin verme.
Some scandals can sully even the most respected people.
Bazı skandallar en saygın insanları bile **lekeleyebilir**.