"sullen" in Turkish
Definition
Asık suratlı biri mutsuz, kızgın ya da içine kapanık bir şekilde görünüp konuşmak istemez. Hava veya atmosfer için de kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
'Asık suratlı' veya 'somurtkan' uzun süreli veya derin mutsuzluk için kullanılır; küçük öfke için değildir. 'Asık suratlı çocuk', 'asık suratlı hava' gibi kalıplarda sıkça görülür.
Examples
The boy sat in the corner looking sullen.
Çocuk köşede **asık suratlı** bir şekilde oturuyordu.
Her sullen face showed she was not happy.
Onun **asık suratlı** yüzü mutlu olmadığını gösterdi.
The sullen sky warned of rain.
**Asık suratlı** gökyüzü yağmurun habercisiydi.
After the argument, he was sullen and wouldn't talk to anyone.
Tartışmadan sonra, o **asık suratlı** kaldı ve kimseyle konuşmadı.
Teenagers can be sullen for no obvious reason.
Ergenler bazen hiçbir sebep olmadan **asık suratlı** olabilir.
She gave me a sullen silence when I asked what was wrong.
Ne olduğunu sorduğumda bana **asık suratlı** bir sessizlikle karşılık verdi.