"succumb to" in Turkish
Definition
Bir hastalık, baskı veya cazibe gibi bir şeye karşı direnmeyi bırakıp ona teslim olmak ya da yenilmek.
Usage Notes (Turkish)
'Succumb to' genellikle olumsuz durumlarda ('baskıya yenik düşmek', 'hastalığa yenik düşmek') ve resmi dilde kullanılır. Küçük günlük eylemler için uygun değildir. Sonrasında çoğunlukla bir isim ya da -ing takılı fiil gelir.
Examples
She finally succumbed to the illness after a long struggle.
Uzun bir mücadeleden sonra, sonunda o hastalığa **yenik düştü**.
He did not succumb to temptation.
O, cezbedici durumlara **boyun eğmedi**.
Many plants succumb to the cold winter weather.
Birçok bitki soğuk kış havasına **yenik düşer**.
After hours of negotiation, the team succumbed to the pressure and signed the contract.
Saatlerce süren müzakereden sonra ekip, baskıya **yenik düştü** ve sözleşmeyi imzaladı.
Don't succumb to fear when you face a challenge—stay strong.
Bir zorlukla karşılaştığında **korkuya yenik düşme**—güçlü ol.
I'm trying not to succumb to the stress at work these days.
Bu aralar işteki strese **boyun eğmemeye** çalışıyorum.