"subvert" in Turkish
Definition
Bir sistemi, otoriteyi ya da inançları gizlice veya dolaylı olarak zayıflatmaya ya da yıkmaya çalışmak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok siyaset, toplum veya akademik ortamlarda kullanılır; 'subvert the system' gibi deyimlerle geçer ve genellikle gizlilik/yanaşma içerir; 'invert' veya 'convert' ile karıştırmayın.
Examples
Some groups tried to subvert the government.
Bazı gruplar hükümeti **altüst etmeye** çalıştı.
The film attempts to subvert traditional ideas about heroes.
Film, kahramanlarla ilgili geleneksel fikirleri **altüst etmeye** çalışıyor.
He was accused of trying to subvert the school rules.
Ona okul kurallarını **bozmaya** çalışmakla suçlandı.
They used clever tactics to subvert the company's strict policies.
Şirketin katı politikalarını **altüst etmek** için akıllıca taktikler kullandılar.
His jokes often subvert social norms in a funny way.
Esprileri çoğu zaman komik bir şekilde toplumsal normları **altüst eder**.
Artists sometimes subvert expectations to make people think differently.
Sanatçılar bazen insanlara farklı düşündürmek için beklentileri **altüst eder**.