"sublimated" in Turkish
Definition
Bir maddenin doğrudan katı halden gaz hâline geçmesi; psikolojide ise kabul edilemeyen duyguların veya dürtülerin toplumsal olarak uygun bir yola yöneltilmesi.
Usage Notes (Turkish)
'Süblimleşmiş' genellikle kimya ve fizik terimi olarak; 'yönlendirilmiş' (psikoloji) ise olumsuz duygu veya dürtüyü olumlu bir alana çevirmek anlamında kullanılır.
Examples
The dry ice sublimated quickly in the warm room.
Kuru buz sıcak odada hızla **süblimleşmiş**ti.
His anger was sublimated into painting beautiful pictures.
Öfkesi güzel resimler yapmaya **yönlendirilmiş**ti.
The snow sublimated before it could melt.
Kar, erimeden önce **süblimleşmiş**ti.
Her fear was sublimated into a passion for helping others.
Korkusu, başkalarına yardım etme tutkusuna **yönlendirilmiş**ti.
The artist’s pain was sublimated into his most famous sculpture.
Sanatçının acısı, en ünlü heykeline **yönlendirilmiş**ti.
What started as frustration was sublimated into motivation to work harder.
Başlangıçta öfkeydi, sonra daha çok çalışma motivasyonuna **yönlendirilmiş**ti.