"stuffer" in Turkish
Definition
Bir şeyi doldurmak için kullanılan nesnedir (örneğin yiyecekler, yastıklar veya zarflar). Aynı zamanda paket veya zarfa konulan reklam broşürünü de ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Tek başına değil, genellikle başka kelimelerle (‘envelope stuffer’, ‘turkey stuffer’ gibi) kullanılır. Resmi dilde yaygın değildir. Yemek, reklam ve teknik alanlarda farklı anlamlara gelebilir.
Examples
She put a paper stuffer in each envelope.
Her bir zarfa bir kağıt **doldurucu** koydu.
A sausage stuffer helps fill sausages quickly.
Sosis **doldurucu** sosisleri hızlıca doldurmaya yardımcı olur.
He read the stuffer that came with his new phone.
Yeni telefonuyla gelen **içine konulan reklamı** okudu.
Don't throw away the envelope stuffer—there's a coupon inside!
Zarfın içindeki **doldurucu**yu atma—içinde kupon var!
My grandma used breadcrumbs as a stuffer for her meatballs.
Büyükannem köfteleri için **doldurucu** olarak galeta unu kullandı.
Those holiday catalogue stuffers really clog up my mailbox.
Bayram katalogundaki **içine konulan reklamlar** posta kutumu tıkıyor.