"stuff down your throat" in Turkish
Definition
Birine bir fikri ya da görüşü zorla kabul ettirmek veya bir şeyi istemeden yedirmek anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Eleştirel ve yarı-resmi konuşmalarda kullanılır. Daha çok düşünce, reklam veya görüşün dayatılması anlamında geçer; yemekle ilgili gerçek durumlarda da kullanılabilir.
Examples
Don't stuff your ideas down my throat.
Fikirlerini **zorla boğazıma tıkmaya** çalışma.
He tried to stuff vegetables down her throat at dinner.
Akşam yemeğinde ona **sebzeleri zorla boğazından geçirmeye** çalıştı.
I don't want anyone to stuff beliefs down my throat.
Kimsenin bana **inançlarını zorla dayatmasını** istemiyorum.
The media keeps trying to stuff news down our throats all day.
Medya bütün gün bize **haberleri zorla boğazımızdan geçirmeye** çalışıyor.
Stop stuffing your opinions down everyone's throat—let people decide for themselves.
Herkesin **boğazına kendi görüşlerini zorla tıkamayı** bırak — insanlar kendi kararlarını versinler.
They always stuff advertisements down your throat, whether you like it or not.
Her zaman, ister iste ister isteme, **reklamları zorla boğazına tıkarlar**.