"stuck up" in Turkish
Definition
Kendisini başkalarından üstün gören ve küçümseyici davranan kişi için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada, olumsuz anlamda kullanılır; kibir veya burnu havadalık için uygun. Fiziksel olarak bir yerde takılı kalmak için kullanılmaz.
Examples
She is so stuck up.
O çok **kendini beğenmiş**.
Don't be stuck up with your classmates.
Sınıf arkadaşlarına karşı **burnu havada** olma.
People say he's stuck up, but I think he's shy.
İnsanlar onun **kendini beğenmiş** olduğunu söylüyor, ama bence o sadece utangaç.
Her stuck up attitude makes it hard to talk to her.
Onun **kendini beğenmiş** tavrı, onunla konuşmayı zorlaştırıyor.
He acts all stuck up at parties, but he's really just nervous.
Partilerde çok **burnu havada** davranıyor ama aslında sadece gergin.
I can't stand people who are stuck up about their money.
Parasını **kendini beğenmiş** bir şekilde öne süren insanlara dayanamam.