"strictures" in Turkish
Definition
Strictures; kişinin davranışlarını sınırlayan katı kurallar, kısıtlamalar veya sert eleştiriler anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi, hukuki veya eleştirel bağlamlarda kullanılır. 'government strictures', 'strictures on behavior' gibi ifadelerde sıkça geçer. 'structure' ile karıştırılmamalıdır.
Examples
The new strictures made it harder for people to travel.
Yeni **kısıtlamalar** insanların seyahat etmesini zorlaştırdı.
There are many strictures against smoking in public places.
Kamusal alanlarda sigara içmeye karşı birçok **kısıtlama** var.
He faced strictures from his parents about his grades.
Notlarıyla ilgili ailesinden **sert eleştiriler** aldı.
Despite all the strictures, some people still break the rules.
Tüm bu **kısıtlamalara** rağmen bazı insanlar hâlâ kuralları çiğniyor.
Her strictures on the plan were harsh but honest.
Plan hakkındaki **sert eleştirileri** sertti ama dürüsttü.
The company relaxed some strictures to encourage innovation.
Şirket, inovasyonu teşvik etmek için bazı **kısıtlamaları** gevşetti.