"storyteller" in Turkish
Definition
Hikaye anlatan ya da yazan, insanları eğlendiren kişi.
Usage Notes (Turkish)
Yetenekli hikaye anlatıcıları ve yazarlar için kullanılır; günlük olayları abartılı anlatanlar için de geçerli olabilir ama 'yalancı' ile aynı değildir.
Examples
My grandmother is a wonderful storyteller.
Büyükannem harika bir **anlatıcı**.
The storyteller held everyone's attention.
**Anlatıcı** herkesin dikkatini üzerinde topladı.
She dreams of being a famous storyteller.
Ünlü bir **hikaye anlatıcısı** olmayı hayal ediyor.
He's such a good storyteller—you feel like you're right there in the story.
O öyle iyi bir **anlatıcı** ki, kendini hikayenin içinde hissediyorsun.
Around the campfire, the storyteller began with an ancient legend.
Kamp ateşi etrafında, **hikaye anlatıcısı** eski bir efsaneyle başladı.
My little brother is already quite the storyteller, making up adventures every day.
Küçük erkek kardeşim şimdiden tam bir **hikaye anlatıcısı**, her gün maceralar uyduruyor.