"stillborn" in Turkish
Definition
Doğumdan ölü olarak dünyaya gelen bebek (genellikle 20 haftadan sonra). Ayrıca gelişmeden başarısız olan plan veya fikirleri de tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Çok hassas ve genellikle tıbbi veya ciddi durumlarda kullanılır. Bir projeyi veya fikri 'stillborn project' gibi başarısızlık anlamında da tanımlayabilir. Günlük konuşmada nadiren geçer.
Examples
Sadly, the baby was stillborn.
Ne yazık ki bebek **ölü doğdu**.
A stillborn calf was found on the farm.
Çiftlikte **ölü doğan** bir buzağı bulundu.
Doctors explained why the child was stillborn.
Doktorlar çocuğun neden **ölü doğduğunu** açıkladı.
The project was declared stillborn and quickly abandoned.
Proje **başarısız kalan** ilan edilip hemen terk edildi.
"The idea was stillborn from the beginning," she said sadly.
"Fikir baştan itibaren **başarısız kalan**dı," dedi üzgünce.
After the tragedy, support groups helped families cope with stillborn loss.
Felaketten sonra destek grupları ailelerin **ölü doğan** kaybıyla başa çıkmasına yardımcı oldu.