아무 단어나 입력하세요!

"standout" in Turkish

öne çıkan kişigöze çarpan şey

Definition

Bir grup içinde diğerlerinden çok daha iyi veya dikkat çekici olan kişi ya da şey. Genellikle öne çıkan ya da özel ilgi gören biri için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

En çok başarılı veya öne çıkan kişi için isim olarak kullanılır ('takımın standout'u'). Sıfat gibi de kullanılabilir ('standout sanatçı'). 'Stand out' (dikkat çekmek) fiiliyle karıştırmayın.

Examples

She was the standout in her class this year.

Bu yıl sınıfında **öne çıkan kişi** oydu.

That painting is a real standout in the gallery.

O tablo galeride tam bir **öne çıkan şey**.

He became a standout player after just one season.

Sadece bir sezonda **öne çıkan oyuncu** oldu.

Emma's design was such a standout that the judges immediately noticed it.

Emma'nın tasarımı öyle bir **öne çıkan şey**di ki, jüri hemen fark etti.

The festival had many bands, but one group was a total standout.

Festivalde birçok grup vardı ama bir grup tam bir **öne çıkan grup**tu.

Even among excellent candidates, she was the obvious standout.

Harika adaylar arasında bile, o açıkça bir **öne çıkan kişi**ydi.