"stampeder" in Turkish
Definition
Tarihte, genellikle altına hücum dönemlerinde servet arayışıyla topluca bir yere koşan kişiler.
Usage Notes (Turkish)
'Altın arayıcısı' genellikle tarihî Kuzey Amerika altına hücum dönemleriyle ilgilidir. Günlük konuşmada nadir kullanılır. 'Stampede' (panik koşusu) ve 'stamper' (damgalayan kişi/makine) ile karıştırmayın.
Examples
The stampeders hurried to the gold fields in Alaska.
**Altın arayıcıları**, Alaska’daki altın sahalarına koştu.
Each stampeder carried supplies on his back.
Her **altın arayıcısı**, sırtında malzeme taşıyordu.
Many stampeders never found any gold.
Birçok **altın arayıcısı** asla altın bulamadı.
I'm reading a book about a young stampeder who braved the Klondike.
Genç bir **altın arayıcısının** Klondike’deki macerasını anlatan bir kitap okuyorum.
In those days, being a stampeder meant risking everything for a chance at fortune.
O günlerde **altın arayıcısı** olmak, servet şansı için her şeyi riske atmak demekti.
Not every stampeder made it through the harsh northern winter.
Her **altın arayıcısı** sert kuzey kışını atlatamadı.