"stake a claim to" in Turkish
Definition
Bir şeye sahip olma ya da tanınma hakkını açıkça ilan etmek, genellikle başkalarından önce bunu yapmak.
Usage Notes (Turkish)
İfade yarı-resmi ve ifadelerde sıklıkla kullanılır; 'ün kazanmak için hak iddiasında bulunmak' gibi örneklerle nesneyle birlikte geçer. Günlük konuşmada sık değildir.
Examples
Many gold miners staked a claim to land in California.
Birçok altın madencisi Kaliforniya'daki topraklar üzerinde **hak iddiasında bulundu**.
She was the first to stake a claim to the new idea at the meeting.
Toplantıda yeni fikre ilk **hak iddiasında bulunan** kişi oydu.
Several students tried to stake a claim to the last piece of cake.
Birkaç öğrenci son pasta dilimi üzerinde **hak iddiasında bulunmaya çalıştı**.
He's been working hard to stake a claim to a leadership role in the company.
Şirkette liderlik rolü için **hak iddiasında bulunmak** üzere çok çalışıyor.
If you want credit for the project, you’d better stake a claim to your part early.
Projede kredi almak istiyorsan, en iyisi erkenden kendi kısmında **hak iddiasında bulunmak**.
Several teams quickly staked a claim to the best spots at the festival.
Birkaç takım festivalde en iyi yerlere hızlıca **hak iddiasında bulundu**.