"stains" in Turkish
Definition
Kıyafet, kumaş veya yüzeylerde ortaya çıkan ve çıkarılması zor olan renkli izler veya lekeler.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle yemek, içecek, mürekkep veya kirden kalan istemsiz izler için kullanılır ('çikolata lekesi', 'kan lekesi' gibi). Bazen mecazi anlamda da ('itibarındaki leke' gibi) geçebilir. 'Spot' ile karıştırılmamalı; 'spot' daha çok küçük noktalar veya sivilceler için kullanılır.
Examples
She scrubbed the floor to remove the stains.
Zemindeki **lekeleri** çıkarmak için sildi.
I spilled wine and now there are red stains everywhere.
Şarap döktüm ve şimdi her yerde kırmızı **lekeler** var.
Old coffee stains never seem to go away, no matter what I try.
Eski kahve **lekeleri**, ne yapsam da geçmiyor.
There are chocolate stains on your shirt.
Gömleğinde çikolata **lekeleri** var.
These stains won't come out in the wash.
Bu **lekeler** yıkamada çıkmıyor.
The carpet still has some mud stains from last week's rain.
Halıda geçen haftaki yağmurdan kalan biraz çamur **lekesi** var.