"squirming" in Turkish
Definition
Rahatsızlık, gerginlik veya utanma nedeniyle vücudu küçük küçük kıvırarak veya hareket ettirerek duramamak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle çocuklar, hayvanlar veya utanılan, rahatsız olunan durumlarda kullanılır. 'catch', 'see', 'stop' gibi fiillerle sık kullanılır. Resmi değildir.
Examples
The little boy was squirming in his seat during class.
Küçük çocuk derste sandalyesinde **kıvranıyordu**.
She was squirming because her shoes were too tight.
Ayakkabıları çok sıktığı için **kıvranıyordu**.
The puppy kept squirming when I tried to hold it.
Yavru köpeği tutmaya çalışırken sürekli **kıpraşıyordu**.
I could see him squirming when the teacher asked him a tough question.
Öğretmen zor bir soru sorunca onun **kıvranmaya** başladığını gördüm.
She started squirming in embarrassment when everyone looked at her.
Herkes ona bakınca utancından **kıvranmaya** başladı.
The worms were squirming all over the ground after the rain.
Yağmurdan sonra solucanlar yerde **kıvranıyordu**.