아무 단어나 입력하세요!

"squint" in Turkish

gözlerini kısarak bakmakşaşılık

Definition

Daha iyi görmek veya parlak ışıktan korunmak için gözleri kısarak bakmak. Aynı zamanda gözlerin aynı yöne bakmaması durumu olan şaşılığı da ifade edebilir.

Usage Notes (Turkish)

'gözlerini kısarak bakmak' genellikle güneşli havada veya net göremediğinde kullanılır. 'şaşılık' tıbbi bir durumu ifade eder. 'Blink' (göz kırpmak) ile karıştırmayın.

Examples

She had to squint to read the small print.

Küçük yazıları okumak için **gözlerini kısarak baktı**.

When the sun is bright, I always squint.

Güneş parlakken her zaman **gözlerimi kısarım**.

He was born with a squint in his left eye.

Sol gözünde **şaşılık** ile doğdu.

Can you turn down the light? I’m starting to squint.

Işığı biraz kısabilir misin? **Gözlerimi kısmaya** başladım.

She gave me a suspicious squint from across the room.

Odanın karşısından bana şüpheci bir **bakış** attı.

If you squint, that sign looks like it says something else.

**Gözlerini kısarsan**, o tabela başka bir şey yazıyormuş gibi görünüyor.