"sprinting" in Turkish
Definition
Mümkün olan en kısa sürede kısa mesafede koşmak anlamına gelir. Genellikle spor ve yarışlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Kısa mesafe ve hızlı koşu için kullanılır; uzun mesafe için kullanılmaz. Spor ve gayriresmi ortamlarda yaygındır.
Examples
She is sprinting to catch the bus.
Otobüsü yakalamak için **sürat koşusu yapıyor**.
He enjoys sprinting in the park every evening.
O her akşam parkta **sürat koşusu yapmaktan** hoşlanıyor.
Sprinting is important in many sports, like soccer and athletics.
Futbol ve atletizm gibi birçok sporda **sürat koşusu** önemlidir.
After sprinting the last hundred meters, she won the race.
Son yüz metreyi **sürat koşusu yaparak** koştuğunda, yarışı kazandı.
He hurt his leg while sprinting for the finish line.
Finiş çizgisine **sürat koşusu yaparken** bacağını incitti.
We were sprinting to get out of the rain, laughing the whole way.
Yağmurdan kaçmak için **sürat koşusu yapıyorduk**, yol boyunca gülüyorduk.