아무 단어나 입력하세요!

"spreader" in Turkish

yayıcıyayan kişi

Definition

Yayıcı, tohum, gübre ya da kum gibi malzemeleri dağıtan bir alet veya makinedir. Ayrıca, bir şeyi (özellikle bilgi, hastalık) yayan kişi anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Teknikte genellikle makine anlamındadır ('tohum yayıcı', 'gübre yayıcı') ama 'söylenti yayıcı' gibi kişiler için de sıkça kullanılır.

Examples

The farmer used a spreader to plant the seeds evenly.

Çiftçi, tohumları eşit şekilde ekmek için bir **yayıcı** kullandı.

The winter road crew loaded salt into the spreader.

Kışın yol ekibi tuzu **yayıcı**ya yükledi.

He is a spreader of false rumors.

O, yanlış söylentilerin **yayan kişi**sidir.

That new fertilizer spreader really saves me time on the weekends.

Bu yeni gübre **yayıcı** hafta sonları bana gerçekten zaman kazandırıyor.

Don’t be a spreader of gossip at work—it creates problems for everyone.

İşyerinde dedikodu **yayan kişi** olma—bu herkes için sorun çıkarır.

During the pandemic, some people became known as 'super-spreaders' because they infected many others.

Pandemi sırasında bazı kişiler, birçok kişiyi enfekte ettiği için 'süper **yayanlar**' olarak bilindi.