"sprawling" in Turkish
Definition
Düzensizce veya dağınık şekilde geniş bir alana yayılmış yapılar, şehirler veya alanlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Yayılmış şehir' veya 'yayılmış kampüs' gibi büyük ve düzenli olmayan alanlara işaret etmek için kullanılır. Küçük veya düzenli yerler için kullanılmaz.
Examples
The sprawling city stretches as far as the eye can see.
**Yayılmış** şehir göz alabildiğine uzanıyor.
We visited a sprawling park with many different gardens.
Birçok farklı bahçeye sahip bir **yayılmış** parkı ziyaret ettik.
Their sprawling house has rooms all over the place.
Onların **yayılmış** evinde odalar her yerde bulunuyor.
The university has a sprawling campus with buildings spread across several blocks.
Üniversitenin binaları birçok bloğa **yayılmış** geniş bir kampüsü var.
Suburbs around big cities tend to be sprawling and hard to get around without a car.
Büyük şehirlerin çevresindeki banliyöler genellikle **yayılmıştır** ve arabasız dolaşmak zordur.
She got lost in the sprawling markets that seemed to go on forever.
O, sonu gelmeyen **yayılmış** pazarlarda kayboldu.