아무 단어나 입력하세요!

"spliced" in Turkish

birleştirilmişeklenmiş

Definition

İpler, teller, film ya da DNA parçaları gibi şeylerin dikkatlice bir araya getirilip birleştirilmiş halini ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

Teknik veya bilimsel alanlarda, film düzenleme ya da genetikte ('spliced DNA') sıkça kullanılır. Bilinçli ve özenli bir birleştirme vurgulanır.

Examples

The two ropes were spliced together to make a longer one.

İki ip **birleştirilmiş** ve daha uzun bir ip haline getirilmişti.

The film was spliced after it broke during the show.

Gösterim sırasında film koptuktan sonra **birleştirildi**.

Scientists have spliced genes from different plants.

Bilim insanları farklı bitkilerden genleri **birleştirdi**.

After the accident, the power cables had to be carefully spliced.

Kaza sonrasında güç kabloları dikkatlice **birleştirildi**.

They spliced scenes from old movies into the new documentary.

Eski filmlerden sahneleri yeni belgesele **eklediler**.

The DNA was spliced to study how traits are inherited.

DNA, özelliklerin nasıl miras alındığını incelemek için **birleştirildi**.