아무 단어나 입력하세요!

"splendour" in Turkish

görkemihtişam

Definition

Çok etkileyici, göz kamaştırıcı güzellik veya zenginlik; ihtişamlı ve görkemli bir durum için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Görkem' ve 'ihtişam', sade güzellikten daha etkileyici ve zengin durumları için, edebi veya resmi anlatımlarda tercih edilir.

Examples

We admired the splendour of the mountain view.

Dağ manzarasının **görkemine** hayran kaldık.

The palace was filled with splendour and gold.

Saray **ihtişam** ve altın ile doluydu.

In spring, the garden shows its full splendour.

İlkbaharda, bahçe tüm **görkemini** gösterir.

The festival was a night of colour, music, and pure splendour.

Festival; renk, müzik ve saf **ihtişamın** bir gecesiydi.

Tourists flock to see the ancient city's splendour every year.

Turistler her yıl antik kentin **görkemini** görmeye gelir.

Even after centuries, the painting hasn't lost its splendour.

Yüzyıllar geçse de, tablo **ihtişamını** kaybetmedi.