"splendors" in Turkish
Definition
Çok güzel, etkileyici veya muhteşem manzara ve şeyler. Genellikle doğal veya insan yapımı harikaları anlatmak için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'splendors' resmi ve edebi bir ifadedir, genellikle yazılı veya betimleyici dillerde kullanılır. 'the splendors of nature', 'the splendors of art' gibi kalıplarda geçer ve günlük konuşmada nadirdir.
Examples
The tourists admired the splendors of the ancient city.
Turistler antik kentin **görkemlerini** hayranlıkla izledi.
We saw the splendors of the mountains at sunrise.
Güneş doğarken dağların **görkemlerini** gördük.
She described the splendors of the art museum.
Sanat müzesinin **ihtişamlarını** anlattı.
You haven't truly lived until you've seen the splendors of the Grand Canyon.
Büyük Kanyon'un **görkemlerini** görmeden gerçekten yaşamış sayılmazsın.
The travel documentary showed the unseen splendors of the ocean depths.
Seyahat belgeselinde okyanus derinliklerinin görülmemiş **görkemleri** gösterildi.
After a long day, he sat back and remembered the splendors of his childhood.
Uzun bir günün ardından geriye yaslandı ve çocukluğunun **görkemlerini** hatırladı.