"spittoons" in Turkish
Definition
Eskiden, özellikle kamusal alanlarda, insanların tükürmesi için yere veya masaya konan genellikle metal veya seramik kaplardır.
Usage Notes (Turkish)
Günümüzde nadir ve eski bir terimdir; çoğunlukla tarihi bağlamlarda, müzelerde veya eski dönem film/kitaplarda görülür. Modern Türkçede kullanılmaz.
Examples
In the old train station, there were spittoons in every corner.
Eski tren istasyonunda her köşede **tükürük kovası** vardı.
The museum displays several antique spittoons.
Müzede birkaç eski **tükürük kovası** sergileniyor.
People used to spit tobacco into spittoons in public places.
Eskiden insanlar kamusal alanlarda tütünlerini **tükürük kovası**na tükürürdü.
Saloon floors were once lined with spittoons for the patrons.
Eskiden meyhanenin zeminleri, müşteriler için **tükürük kovaları** ile doluydu.
Have you seen those brass spittoons on the bar in old movies?
Eski filmlerde bar üzerinde o pirinç **tükürük kovalarını** gördün mü?
They replaced all the spittoons with trash bins when health rules changed.
Sağlık kuralları değişince tüm **tükürük kovaları** çöp kutularıyla değiştirildi.