"spiced" in Turkish
Definition
Yemek veya içeceğin içine tarçın, karabiber veya karanfil gibi baharatlar eklenerek daha aromalı ve lezzetli hâle getirilmesi.
Usage Notes (Turkish)
Her zaman acı anlamına gelmez; kimi zaman tatlı, sıcak ya da hoş kokulu olabilir. 'Baharatlı çay', 'baharatlı kek' gibi ifadelerde kullanılır.
Examples
The chef made a spiced soup for dinner.
Şef akşam yemeği için **baharatlı** çorba yaptı.
I like to drink spiced tea in the winter.
Kışın **baharatlı** çay içmeyi severim.
The cake was spiced with cinnamon and cloves.
Kek, tarçın ve karanfil ile **baharatlı** hale getirilmişti.
She brought some homemade spiced apple cider to the party.
Partiye ev yapımı **baharatlı** elma şarabı getirdi.
This curry is really spiced just right—not too strong, not too weak.
Bu köri tam olması gerektiği gibi **baharatlı**—ne çok yoğun ne de çok hafif.
You should try their spiced pumpkin soup—it's famous here.
Onların **baharatlı** balkabağı çorbasını mutlaka denemelisin—burada meşhur.