아무 단어나 입력하세요!

"spewed" in Turkish

fışkırmakpüskürmek

Definition

Bir şeyin (özellikle sıvı, gaz veya sözün) bir anda ve kontrolsüzce dışarıya hızla çıkması.

Usage Notes (Turkish)

Sıvı, duman veya söz için ani ve kontrolsüz dışarı çıkışı anlatırken kullanılır. Özellikle 'spewed out' şeklinde de sık görülür; 'spilled' (dökülmek) ile karıştırmayın.

Examples

The volcano spewed hot lava down the hillside.

Volkan, sıcak lavı yamaçtan aşağıya doğru **fışkırttı**.

The pipe broke and water spewed everywhere.

Boru patladı ve su her yere **fışkırdı**.

He spewed his drink after hearing the joke.

Şakayı duyunca içeceğini **fışkırttı**.

Smoke spewed from the factory all night long.

Fabrikadan bütün gece boyunca duman **püskürdü**.

She spewed out insults as soon as she walked in.

İçeri girer girmez hakaretleri **fırlattı**.

The crowd spewed into the streets after the match ended.

Maç bitince kalabalık **sokaklara döküldü**.