"speed" in Turkish
Definition
Bir şeyin veya birinin hareket etme, gerçekleşme ya da çalışma hızı. Fiziksel hareket, ilerleme veya makine çalışma hızını ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
Günlük ve teknik dilde çok yaygındır. Sık kullanılan kalıplar: 'yüksek hız', 'hız sınırı', 'internet hızı', 'hız kazanmak'. 'Fast' (hızlı) ile karıştırılmamalıdır; genelde 'yüksek hız' denir.
Examples
The car was moving at a high speed.
Araba yüksek **hız**da gidiyordu.
I need more internet speed for video calls.
Görüntülü aramalar için daha fazla internet **hızı**na ihtiyacım var.
The train picked up speed after leaving the station.
Tren istasyondan çıktıktan sonra **hız** kazandı.
We need to work on speed, not just accuracy.
Sadece doğruluk değil, **hız** üzerinde de çalışmamız gerekiyor.
The app is great, but its loading speed is terrible.
Uygulama harika, fakat yüklenme **hızı** çok kötü.
At this speed, we'll be there by noon.
Bu **hız**da devam edersek, öğlene orada oluruz.