"sparing" in Turkish
Definition
Bir şeyi kullanırken ya da verirken özellikle israfı önlemek için az miktarda kullanan veya veren kişi.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle para, söz, yemek veya kaynaklar için kullanılır. 'sparing with compliments' veya 'sparing use of salt' gibi ifadelerde geçer. 'Spare' (yedek) ile karıştırılmamalı.
Examples
She is sparing with her words.
O kelimelerinde çok **tedbirli** davranıyor.
Be sparing with the salt.
Tuz konusunda **ölçülü** ol.
He gave a sparing smile.
**Tedbirli** bir gülümseme gösterdi.
The chef is very sparing with expensive ingredients.
Şef pahalı malzemelerde çok **tedbirli** davranıyor.
Her praise was sparing, but meaningful.
Onun övgüsü **ölçülüydü**, ama anlamlıydı.
Try to be sparing when you use water during a drought.
Kuraklıkta suyu kullanırken **tedbirli** olmaya çalış.