"smite" in Turkish
Definition
Birine veya bir şeye büyük bir güçle vurmak. Eski ya da dini metinlerde ağır bir cezalandırma anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla edebi, dini veya fantastik metinlerde geçer; günlük konuşmada nadiren ve esprili ya da dramatik anlamda kullanılır. 'smite the enemy', 'smite with lightning' gibi kalıplarda görülür.
Examples
The hero will smite the dragon with his sword.
Kahraman kılıcıyla ejderhayı **vuracak**.
God will smite evil from the earth.
Tanrı yeryüzünden kötülüğü **cezalandıracak**.
If you touch that, lightning might smite you.
Eğer ona dokunursan, yıldırım seni **vurabilir**.
He threatened to smite anyone who entered his castle.
Kaleye giren herkesi **vurmakla** tehdit etti.
The magician claimed he could smite his enemies with a single spell.
Büyücü, tek bir büyüyle düşmanlarını **vurabileceğini** iddia etti.
She looked as if she would smite anyone who annoyed her.
Sanki birisi onu kızdırsa hemen **vuracak** gibi görünüyordu.