"slithered" in Turkish
Definition
Bir yüzeyde sessizce ve yılan gibi kıvrılarak ilerlemek.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla yılanların veya yılan gibi sürünen canlıların hareketini anlatır. Hikaye ya da belgesellerde gizli, biraz da tedirgin eden hareketleri için kullanılır. Geçmiş zaman formudur.
Examples
The snake slithered across the road.
Yılan, yolu **sürünerek** geçti.
She slithered under the fence to get her ball.
O, topunu almak için çitin altından **sürünerek** geçti.
The lizard slithered away when it saw us.
Kertenkele bizi görünce **sürünerek** uzaklaştı.
He slithered out of the meeting without anyone noticing.
Kimse fark etmeden toplantıdan **sürünerek** çıktı.
The cat slithered between the chairs, chasing a toy.
Kedi, bir oyuncağın peşinden sandalyeler arasından **sürünerek** geçti.
Something slimy slithered past my foot in the water.
Suda ayağımın yanından kaygan bir şey **sürünerek** geçti.