"sit right" in Turkish
Definition
Bir durumun, kararın ya da ifadenin doğru, uygun veya vicdanen kabul edilebilir gelmesi anlamında kullanılır. Fiziksel olarak oturmanın rahat olması anlamında da kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle manevi veya ahlaki bir huzursuzluk hissettiğinizde ('It doesn't sit right with me') kullanılır. Hem resmi hem günlük dilde geçerlidir.
Examples
This chair doesn't sit right; it's too wobbly.
Bu sandalye **doğru oturmuyor**; çok sallanıyor.
His apology didn't sit right with me.
Onun özrü bana **içime sinmedi**.
Something about this story doesn't sit right.
Bu hikayede bir şey **doğru gelmiyor**.
It just doesn't sit right that she got blamed for something she didn't do.
Yapmadığı bir şey için suçlanması bana gerçekten **uygun gelmiyor**.
Do whatever you want, as long as it sits right with your conscience.
Vicdanına **uygun geliyorsa** istediğini yap.
The idea of moving abroad didn't sit right with me at first, but now I'm excited.
Yurtdışına taşınma fikri başta bana **içime sinmemişti**, ama şimdi heyecanlıyım.