"silver tongue" in Turkish
Definition
Etkileyici, ikna edici ve zarif biçimde konuşarak başkalarını etkileyebilme yeteneği.
Usage Notes (Turkish)
Bu ifade genellikle övgü veya dikkatli olunması gerektiğini ima ederek kullanılır; günlük dilde değil, daha çok anlatımlarda geçer.
Examples
He has a silver tongue and can convince anyone to agree with him.
Onun **tatlı dili** sayesinde herkesi ikna edebilir.
Everyone loved her silver tongue during the speech.
Konuşmasında herkes onun **tatlı dilli** olmasını çok sevdi.
With his silver tongue, he always finds the right words.
**Güzel konuşmasıyla**, her zaman doğru kelimeleri bulur.
Don't trust his promises—he's got a silver tongue and knows how to talk his way out of anything.
Onun vaatlerine güvenme—**tatlı dilli** olduğu için her şeyden sıyrılmayı biliyor.
A good salesperson often has a silver tongue that makes products irresistible.
İyi bir satıcıda genellikle ürünü çekici yapan bir **tatlı dilli olma** yeteneği vardır.
She got out of trouble again thanks to her silver tongue.
Yine başını beladan **tatlı dilli olmasıyla** kurtardı.